Facebooktwittergoogle_plusFacebooktwittergoogle_plus

Geçen gün Brixton dolaylarından geçiyorduk ve çok acıkmıştık. Eşimin keşfettiği bir lokantada bulduk kendimizi. Tamamen tesadüftü. Adı Naughty Piglets idi. Çok ufak bir yer olduğu için rezervasyonunuz var mı diye sordular. Saat 18.30 suları olduğu için, bir de hızlı yeriz dediğimiz için bize minik bir yer ayarladılar sonra.

Fransız bir hanımın açtığı bu restoranın şefi onun İngiliz eşiymiş. Genelde ufak porsiyonlarda, meze mantığında gelen yemeklerin hepsi şahaneydi. Lokantanın tipine filan bakınca hipsterların gittiği salaş bir yer izlenimi edinmiştik, bu kadar şahane bir yemek yemeyi beklemiyorduk doğrusu! Hoş bir sürpriz oldu. Aslında buraya bistro demek herhalde yerinde olur: Atmosfer ve dekor çok sade. Başrolde ince bir zevkin ve yenilikçi bir damak tadının ürünü yemekler var. Gelelim menüye…

Gittiğimiz akşam Naughty Piglets’in menüsü buydu…
(Fotoğraf: ingiliz filiz)

Yemeğimize “burrata ve caponata” ile başladık: burrata, kaliteli ve içinde akışkan krema olan bir çeşit mozzarella peyniri. Caponata ise İtalyanların yaptığı güzel bir patlıcan yemeği. İkisi genelde aynı tabakta bir araya gelmez, bu sefer gelmiş, ne iyi etmiş 🙂 Birbirine çok yakışan bir çiftti burrata ve caponata 🙂

Burrata ve caponata
(Fotoğraf: ingiliz filiz)

Denediğimiz ikinci çeşit, fıstıklı ve lahanalı Devon yengeci oldu. İngiltere’nin Devon şehrinden gelen yengeçler çok taze oluyor. Vedat Milor’un dediği gibi, iyi yemeğin en önemli unsuru, malzemenin kalitesi ve tazeliği zaten. Ama yengecin incecik kıyılmış lahana ile bileşimi, bana hiç sevmediğim bu sebzeyi bile sevdirdi neredeyse.

Yengeç yemeği
(Fotoğraf: ingiliz filiz)

Son olarak rezene ve limonlu ızgara mürekkepbalığını tattık. Son derece taze, hafif ve lezzetliydi.

Geçen yıl açılan bu lokanta, yemek yazarlarından çok iyi eleştiriler aldı. Menünün her hafta değişmesi de mekana dinamizm katıyor. Ayrıca biz o akşam herhalde açlıktan çok fark edememişiz ama, sonradan okuduklarımdan gördüm ki mekanın sahibi Margaux, şarap menüsünde organik ve doğal şarapları bulundurmaya özen gösteriyormuş. Zaten mekan, şarap barı olarak da hizmet veriyor. Naughty Piglets’in Şubat ayı içinde, biraz daha merkezi bir semt olan Victoria’da bir kardeşi doğacak. Hem de bir tiyatronun içinde. Leziz yemeklerle vücudu, güzel piyeslerle de ruhu beslemek harika bir deneyim olacak!

Buranın tek eksiği, hizmet etmeyi bilen iyi garsonlar. Biz gittiğimizde servis birçok kez aksadı. Aslında Londra’da bu tarz salaş dekorasyonlu, lüks olmayan yerlerde garsoniye alınmaz. Ama burası Fransız işletmesi olduğundan olsa gerek, kötü bir servis için garsoniyeyi yüzde 12.5’tan alarak sizi azıcık çarpmayı ihmal etmiyorlar. Güleryüzlü olmak iyi servis yapmanın tek şartı değil ne yazık ki. Londra’da zaten Fransız olup servis ücreti almayan lokanta yok diyerek bu konuyu burada kapatayım.

Naughty Piglets‘e bence muhakkak gitmelisiniz!

Rezervasyon ve menü için internet sitesi: 

Adres: 28 Brixton Water Lane, London SW2 1PE

Tam bir Fransız lokantası: Pazartesileri ve Pazar akşamları kapalı! 

Salı ve Çarşamba: 18.00-22.00

Perşembe: 12.00-14.30 ve  18.00-22.00

Cuma ve Cumartesi: 12.00-15.00 / 18.00-22.00

Pazar: 12.00-15.00 saatleri arasında açık.

Takip edin, beğenin, paylaşın dilerim 🙂

Leave a Reply

Bu blogu takibe almaya ne dersiniz? :)